|
SÜRAT
Sporlarda gerek duyulan en
önemli biyomotor yetilerden
biri de sürat, ya da çok
hızlı bir biçimde yol alma
yada hareket etme
niteliğidir. Mekanik bakış
açısına göre sürat, mesafe
ile zaman arasındaki oran
ile açıklanır. Sürat terimi
üç öğeyi içermektedir:
1. Tepki süresi,
2. Zaman birimi başına
hareket etme sıklığı,
3. Verilen bir mesafe
üzerinde yer değiştirme
sürati.
Bu üç etmen arasındaki
korelasyon (karşılıklı
ilişki) kişinin, sürat
gerektiren bir Alıştırmadaki
verimini belirlemesine
öncülük eder. Bu nedenle,
sürat koşusunda (sprintte)
final sonucu sporcunun
başlangıçtaki tepkisine
(reaksiyonuna), tüm yarış
boyunca yol alma süratine
(örn. İtiş kuvvetine) ve
adım sıklığına bağlıdır.
Sprint yarışları, boks,
eskrim, hokey, takım
sporları ve benzeri bir çok
sporda sürat belirleyici bir
yetidir. Belirleyici bir
etmen olmadığı sporlarda ise
antrenmana sürat
etkinliklerinin dahil
edilmesi yüksek yeğinlikteki
antrenmanının elde
edilmesini destekler. Sonuç
olarak sürat antrenmanı
neredeyse her spor için
vazgeçilemeyen temel bir
yeti olmaktadır.
Ozolin (1971) iki tür
süratin bulunduğunu
belirtmektedir.
1.GENEL sürat, her hangi bir
hareketi (motor tepki) hızlı
bir biçimde sergileyebilme
yetisi olarak tanımlanır.
Hem fiziksel genel hazırlık
hem de fiziksel özel
hazırlık genel sürati
arttırır.
2.ÖZEL sürat, diğer taraftan
bir alıştırma ya da beceriyi
verilen bir süratte,
(genellikle çok yüksek
değerdedir) sergileyebilme
niteliğidir. Özel sürat her
spora özgüdür ve bir çok
durumda başka spor dallarına
aktarılamaz yada
dönüştürülemez (Brouha,
1945). Özel sürat bu bölümde
kısaca anlatılmış olan özel
yöntemler yoluyla
geliştirilir. Aranan süratin
türü ne olursa olsun kişi
hareketin yapısı, hem
kinematik hem dinamik,
olarak beceri modeline
benzer olmadığı sürece
olumlu bir aktarım
beklememelidir.
Bir koşucu doruk süratine en
az 20m lik bir ivmelenme
aşamasından sonra
ulaşmaktadır. Sürat grafiği
(Belirli bir mesafede bir
kimsenin süratinin grafik
olarak gösterilmesi 30 m den
yada çıkıştan 5-6 saniye
sonra doruk sürate
ulaşıldığı (Zatzyorski,
1980) ve oldukça değişmez
bir biçimde 60m ye kadar
korunduğunu göstermektendir.
Bu aşamadan sonra doruk
sürat, MSS'nin yorgunluk,
dolayısı ile engelleyici bir
yapı göstermesinden dolayı
kararsız bir değişim
içerisindedir (Harre, 1981)
Sürat yetisindeki ek
gelişmeler sadece kuvvet ve
kuvvette devamlılık
çalışmalarına yönelik bir
biçimde ele alınırsa
başarılır. |